OPENAI Kararı (T-555/25): AB Genel Mahkemesi “AI” Temelli İşaretlerin Ayırt Ediciliğini Tartıştı

Makaleler

Genel Mahkeme, 15 Temmuz 2026 tarihli kararında, OPENAI kelime markasının belirli yazılım ve bilişim mal/hizmetleri bakımından tanımlayıcı olduğu ve ayırt edicilikten yoksun bulunduğu yönündeki EUIPO kararını onadı. Karar, yapay zekâ çağında “AI” temelli işaretlerin tescil edilebilirliğine ilişkin AB yargısının esasa dair ilk kapsamlı değerlendirmelerinden biri olması nedeniyle emsal niteliği taşıyor.

Uyuşmazlığın seyri

ABD merkezli OpenAI, Inc., “OPENAI” kelime işaretini çeşitli mal ve hizmetler için Avrupa Birliği markası olarak tescil ettirmek üzere EUIPO'ya başvurdu. Ofis, başvuruyu Sınıf 9, 42 ve 45 kapsamındaki bir kısım mal ve hizmet — özellikle yazılım, bulut bilişim hizmetleri ve kimlik doğrulama hizmetleri — bakımından kısmen reddetti. Ret gerekçesi, işaretin bu mal ve hizmetler yönünden tanımlayıcı (2017/1001 sayılı Tüzük — EUTMR m. 7(1)(c)) ve dolayısıyla ayırt edicilikten yoksun (m. 7(1)(b)) olduğuydu.

EUIPO'nun değerlendirmesine göre, İngilizce konuşan kamunun göz ardı edilemeyecek bir bölümü için “OPENAI” ibaresi, ilgili mal ve hizmetlerin serbestçe erişilebilir (“open”) yapay zekâ (“artificial intelligence” — kısaca “AI”) ile sağlandığı veya bununla bağlantılı olduğu mesajını doğrudan iletmekteydi. İşaret bu nedenle söz konusu mal ve hizmetler için AB markası olarak korunamazdı.

OpenAI, bu kararı Avrupa Birliği Genel Mahkemesi önüne taşıyarak iptalini istedi ve üç dayanağa başvurdu: tanımlayıcı işaretlere ilişkin ret nedeninin ihlali, ayırt edicilikten yoksunluğa ilişkin ret nedeninin ihlali ve EUIPO'nun geçmişte benzer markaları kabul etmiş olması nedeniyle eşit muamele ile iyi yönetim ilkelerinin ihlali.

Mahkemenin gerekçesi

Genel Mahkeme (Sekizinci Daire), 15 Temmuz 2026 tarihli kararıyla EUIPO'nun kısmi ret kararını onadı ve başvuruyu reddetti. Mahkeme, ilgili İngilizce konuşan kamu bakımından “OPENAI” işaretinin basitçe “serbestçe erişilebilir yapay zekâ”yı tanımladığı ve bu nedenle geçerli bir kelime markası oluşturamayacağı sonucuna vardı.

Eşit muamele ve iyi yönetim dayanağı bakımından Mahkeme, AB marka sisteminin ulusal sistemlerden ve üçüncü ülkelerin kararlarından bağımsız (özerk) olduğunu vurguladı. EUIPO'nun benzer başvurulara ilişkin kararlarını gereken özenle dikkate alması gerekse de, eşit muamele ve iyi yönetim ilkelerinin hukukilik ilkesi ile ve her başvurunun titiz ve tam bir incelemeye tabi tutulması gerekliliği ile bağdaştırılması zorunludur. EUIPO'nun ilk derece organlarınca yapılmış önceki tesciller, ne Temyiz Kurulunu ne de Mahkemeyi bağlar.

Karar, kullanımla kazanılmış ayırt ediciliği (m. 7(3)) esastan sonuçlandırmadı; bu husus ayrı bir değerlendirme aşamasına bırakıldı. OpenAI, bu aşamada tüketici tanınırlığına ilişkin delillerle işaretin tek bir işletmeyi tanımladığını ileri sürebilecek.

Değerlendirme

Kararın ilkesel önemi, “AI” gibi bir teknoloji kategorisini doğrudan çağrıştıran unsurlar üzerine kurulu işaretlerin tanımlayıcılık eşiğini AB yargısı düzeyinde teyit etmesinde yatıyor. Mahkeme, işaretin idari aşamada değil, doğrudan yargısal denetimde de tanımlayıcı bulunmasıyla, bu tür markaların doğuştan (inherent) ayırt edicilikten yoksunluğuna dair çizgiyi netleştirmiş oldu.

AB marka sisteminin özerkliğine yapılan vurgu da dikkate değer: bir işaretin başka yargı çevrelerinde veya EUIPO'nun geçmiş pratiğinde kabul görmüş olması, güncel ve bağımsız bir tanımlayıcılık incelemesinin sonucunu belirlemez. Bu yaklaşım, “emsal karar” argümanının AB marka hukukundaki sınırlı ağırlığını bir kez daha ortaya koyuyor.

Karar, Adalet Divanı'na temyize açıktır.

Künye: Case T-555/25, OpenAI, Inc. v EUIPO, Avrupa Birliği Genel Mahkemesi (Sekizinci Daire), 15 Temmuz 2026. EUR-Lex CELEX: 62025TJ0555. Karara konu EUIPO Temyiz Kurulu kararı: R 190/2025-5, 10 Haziran 2025.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki görüş niteliği taşımaz.